Sakarya’da Haftasonu / Karasu - Kocaali

Geri

1.Gün
Ferizli Botanik Park
Acarlar Longozu
Yenimahalle (Sakarya Nehri Ağzı) Balık Restoranları
Karasu Sahili

Karasu İstanbul’a yaklaşık 215 km, Ankara’ya 310 km uzaklıkta bulunan; deniz turizmi ve doğa turizmine oldukça elverişli bir ilçemizdir. Adapazarı gişelerinden çıkıp Karasu’ya yol alırken Ferizli’ye uğrayıp buradaki Botanik Park’ı gezebilir, eğer kahvaltı yapmadıysanız Karasu yolunda bulunan sağlı sollu pek çok dinlenme tesisinde köy kahvaltısı yapabilirsiniz. Adapazarı gişelerine 70 km uzaklıkta bulunan ve Türkiye’de ve dünyada nadir bulunan su basar ormanı (longoz) Acarlar, Karasu ve Kaynarca ilçelerinin sınırları içinde yer almaktadır. Karadeniz kıyı çizgisinden ortalama 1,5 km. içeride ve kıyıya paralel bir uzanım gösteren Acarlar Gölü’nün uzunluğu yaklaşık 12 km’dir. Longozun yüzölçümü 15,6 km²’dir ve 8 km²’lik bölümü bataklık durumundadır. Kıyıları dişbudak ormanlarıyla çevrili olan gölün en karakteristik özelliklerinden biri, göl tabanının çok yoğun orman ile kaplı olmasıdır. Göl ortamı, oldukça yoğun bir orman ve bitki örtüsü tarafından kaplanmış sulak-bataklık özelliği ile longoz karakterine sahiptir. Boylu ağaçlardan sazlıklara ve su bitkilerine kadar çok çeşitli bitki türü bir arada bulunmaktadır. Göl tabanı tamamen geçilmez ve çok sık bir bitki örtüsüyle kaplıdır. Ormanın hâkim ağacını dişbudak oluşturmaktadır. Acarlar Longozu’nda yaptığınız yürüyüş sırasında tavşan, tilki, yaban domuzu, gelincik, doğan ve sincap görürseniz şaşmayın. Oldukça geniş bir faunaya sahip longozda, kuş tespit çalışmasından edinilen bilgilere göre sahada 235 farklı kuş türünün yaşadığı tespit edilmiştir. Yolunuza Sakarya Nehri’nin Karadeniz ile buluştuğu nokta, Yenimahalle istikametinde devam edebilirsiniz. Burada iki suyun birbirine karışmasını izledikten sonra çevrede bulunan lokantalarda, nehirden ve denizden çıkmış taze deniz ürünleri ile kendinize ziyafet verebilirsiniz. Karasu merkezine ilerleyip sahilde denizin, güneşin, eklem ağrılarına şifalı geldiği öne sürülen ve nadir bulunan kumda uzanarak yazın tadını çıkarabilirsiniz. Karasu’da bulunan pek çok konaklama tesisinden yararlanabilir, turunuzun ikinci günü için dinlenebilirsiniz. İkinci gün Kocaali’ye doğru yol alacaksanız ve yanınızda kamp malzemeleriniz varsa, Karasu- Kocaali yolu üzerinden Maden Deresi kamp alanında da konaklama yapma şansınız bulunmaktadır. Unutmadan söyleyelim, eğer temmuz ayında Karasudaysanız, Uluslararası Kültür Turizm Fındık Festivali etkinliklerine de katılabilirsiniz.

 

2.Gün
Maden Deresi/Şelalesi - trekking
Melen Çayı /rafting - Beyler Köyü (Şubat - Mayıs ayları içinde)
Melenağzı
Kocaali sahil
Geri dönüş

Karasu’dan Kocaali istikametinde ilerlerken Maden Deresi’ne uğramadan yola devam etmemenizi öneririz. Çam Dağları’ndan kaynaklanan Maden Deresi’ne ulaştığınızda derenin sesini dinleyerek, yeşile bürünmüş bir çevrede yürüyüşler yapabilir ve güzel bir kır sofrası kurabilirsiniz. Kayın, çınar, ceviz, elbette en çok da fındık ağaçlarıyla bu alanda Ekim-Kasım aylarında kestane toplanabilmektedir.  Piknik alanı ve alabalık tesisleri bulunmaktadır. Maden Deresi’nde konaklama olanağı olmamakla beraber, çadır kurma alanı bulunmaktadır.  Dere çevresinde yürüyüş yapabilir, şelaleden akan buz gibi suyun ve kuşların sesiyle şehrin gürültüsünden uzaklaşabilirsiniz. Buradan Melen Çayı’na gidebilirsiniz. Düzce'deki Dokuz Değirmen Köyü'nden başlayarak, Kocaali Beyler Köyü'nde son bulan Melen Çayı su sporlarına elverişlidir. Şubat - Mayıs ayları içinde Melen Çayı’nda rafting yapma imkanı bulunmaktadır. Çayın denizle buluştuğu yer, Melenağzı, tamamen kumsal olduğundan, yine burada deniz, kum ve güneşin tadını doyasıya yaşayabilir; ya da isterseniz Kocaali sahiline doğru yola koyulabilirsiniz. Bu yöreye Temmuz - Ağustos aylarında ziyaretinizi gerçekleştiriyorsanız, taze fındık satın alabilirsiniz. Geri dönüş yolunda akşam yemeğiniz için size Karasu yolundaki Kavurma Sarayı’nda ünlü Limandere Kavurması’nı tatmayı öneriyoruz.